You are here Bediüzzaman'ın Sır Katibi Mehmed Feyzi Efendi
Bediüzzaman'ın Sır Katibi Mehmed Feyzi Efendi
İstanbul, 2009, 14 x 20 cm, 384 sayfa, Türkçe, Karton Kapak. ISBN No: 9789752697201
İhsan Atasoy'un başlattığı biyografi serisinin en son halkası.
öncekileri şöyle bir hatırlayalım:
1- Hayatını davasına adayan adam BEKİR BERK
2-Nurun büyük kumandanı ZÜBEYR GÜNDÜZALP
3-Kulluğu içinde bir sultan TAHİRİ MUTLU
4-ihlas ve sadakat abidesi BAYRAM YÜKSEL VE ALİ UÇAR
5- Bediüzzaman'ın dersinde yetişen bir kahraman CEYLAN ÇALIŞKAN VE ÇALIŞKAN HANEDANI
6-Üstad'ın manevi evladı, fena fi'n_nur MUSTAFA SUNGUR...
Biyografi serisinin bundan önceki kahramanları hep
"Üçüncü Said Dönemi"'nin muhataplarıydı.
Şimdi ilk defa bu çalışmayla "İkinci Said dönemi"'nin örneklerinden biri ele alınmış bulunuyor.
Her iki dönem arasındaki farklılıklar,
bu zatların şahsiyet ve hayatlarında da kendisini gösterecektir.
İkinci Said dönemi bu manevi Kur’an mucizesinin,
bu iman hakikatlerinin henüz telif ve zuhur devresidir.
İşte Mehmet Feyzi Efendi bu dönemin önemli ve önde gelen
simalarından biridir.
Mehmet Feyzi ve onun gibi, İkinci Said Dönemi talebelerinin hayatlarında meslek ve meşrep esaslarından ziyade, risale_i Nur’un telif, tashih ve teksirindeki hizmetler ön planda gelir.
Üçüncü Said Dönemi’nde ise, Risale_i Nur’un telifinden sonra,
sıra bu nurani çığırın kıyamete kadar devam edecek olan esaslarının
tespit ve takviyesine gelir.
Üstad Hazretleri, hayatının bu son ve en önemli devresinde yanına aldığı genç kadroyla hizmetin geleceğini inşa ve hizmeti o kadronun omuzlarına tevdi ederek ahrete göçer.
SIR KATİBİ
Kastamonu bir mübarek belde.
On yedi bin evliya ve Anadolu'nun dört maneviyat büyüğünden biri, Şaban-ı Veli Hazretleri onun sinesinde barınmakta.
O mübarekleri temsilen, Üstad Bediüzzaman'a gönül veren, talebe olan büyük bir veli ve alim bir zattır Mehmed Feyzi Efendi. Bu bağlılığı, yakınlığı ve teslimiyeti ile o büyük müceddidin 'Sır Kâtibi' olma şerefine nail oldu.
Üstad'ın Kastamonu'da kaldığı yedi yıl boyunca, gece gündüz hep hizmetinde kaldı.
Uzun ve soğuk kış gecelerinde, yazın yemyeşil ağaç ve çayırlarla kaplı dağ ve ormanlarında Üstad'ın nice deruni ve ulvi hallerine şahit oldu.
Denizli ve Afyon Hapishaneleri'nde Üstad'ının yanı başındaydı. İslam davası için çile çeken asrın kahramanları safında yerini almıştı.
Hayattaki yegane iftihar vesilesi Risale-i Nur'a ve Üstad'ına hizmet etmek, bu vesileyle eşsiz mazhariyetlere nail olabilmekti. Üstad ise bu güzide talebesinin faziletini, 'Selef-i salihin, Mehmed Feyzi gibi bir talebem olduğuna gıpta ediyorlar' ifadesiyle dile getirmişti.
Mehmed Feyzi Efendi, kazandığı manevi mertebeyi Üstad'ın verdiği icazetle de taçlandırdı. Elde ettiği böylesi ilmi servet ve zenginliği, gerek yurt içinden gerek yurt dışından, her kesimden ziyaretine gelenlere cömertçe sundu. Abdullah Yeğin Ağabey'in ifadesiyle, 'Risale-i Nur Üniversitesinin Bir Fakültesi' konumunda olan evinin köşesinde, yanına gelen herkese manevi ziyafetler verdi.
Hayatlarındayken anlaşılamamak, büyük zatların kaderi olsa gerek. Bu kitapta hayat ve hatıralarıyla manevi simasına ışık tutmaya çalıştığımız Mehmed Feyzi Efendi de bu kaderi paylaşanlardan birisidir ne yazık ki.
Bu çalışmanın, onun daha iyi anlaşılmasına yardım edecek ve pak ruhunu memnun edecek bir adım olmasını niyaz ediyor, ona karşı olan vefa borcumuzun bir gereği sayıyorum.


Böylesine kudsi bir davanın ihlas ve sadakat abidelerini tanıtmaya vesile oldugunuz için cok teşekkür ederim .Emeği geçen herkesten Allah (cc) razı olsun...