You are hereÜstad ve Risale-i Nur Üzerine Yeni Bir Eser

Üstad ve Risale-i Nur Üzerine Yeni Bir Eser


By BarlaPlatformu - Posted on 01 Aralık 2009


Prof. Dr. Ian S. Markham’ın yeni kitabı “Engaging with Bediuzzaman Said Nursi: A Model for Interfaith Dialogue” - Bediüzzaman Said Nursi’ye Muhatap Olmak: Dinlerarası Diyalog için Bir Model - adıyla Ashgate Books tarafından yayınlandı. Kitapta bulunan bir çok güncel başlık, Nursi'nin görüşleri ışığında değerlendirildi.

KİTAP TANITIMI :

------------------------------------------------------------

DINÎ FARKLILIKLAR, DIYALOG VE BEDIÜZZAMAN SAID NURSI

Bediüzzaman Said Nursi’yi Anlama: Bir Diyalog Modeli, Ian S. Markham. Burlington: Ashgate Publishing, 2009, viii+175 sayfa. İndeksli 179. ISBN 978-0-7546-6931-9. Cilt Kaplı, $99.

Son yıllarda, özellikle Amerika’da diyalog üzerine yapılan çalışmalar inanılmaz derecede büyüdü. Bu çalışmalar, genellikle teologların kendi dinî perspektiflerinden yola çıkarak dinî çoğulculuğa değişik çözümler sunmaları şeklinde oldu. Bu bakış açısı anlayışla karşılanabilir, fakat bu perspektif çoğu zaman başka dinlerin kaynaklarını anlamayı göz ardı etti. Ian S. Markham’ın kitabı Bediüzzaman Said Nursi’yi Anlama: Bir Diyalog Modeli bu açıdan nadir bir eser, çünkü kendisi dinî çoğulculuk için yeni bir model ortaya koymakla beraber, kendi argümanını desteklemek için, bir Hıristiyan olarak, İslam dininin kaynaklarını kullanıyor. (s. 5).

Kitap baştan sona bir nevi bir Hıristiyan teolog olan Markham ile İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi arasında bir dialog örneğini teşkil ediyor. Bediüzzaman’ı Batı’da her dindar insanın maruz kaldığı sorunların aynası olarak gören Markham, sekiz yıldır Bediüzzamanı derin bir şekilde anlamak için uğraşıyor. Markham, bu durumu şöyle anlatıyor: Batıdaki Hıristiyanların yaşadığı gibi, Nursi çok agresif bir sekülerizmle karşı karşıya kaldı; biz demokrasi ve bilime taraftar olduğumuz gibi, Nursi de taraftardı; dinsizlikle mücadele etmek Nursi için zaruri olduğu gibi bizim için de zaruri idi.

Kendisi Anglikan bir papaz olan ve aynı zamanda Amerika’da Virginia Theological Seminary’nin de rektörü olan Markham, şimdiye kadar modern diyalog çalışmalarının yanlış yönlendirildiğini savunuyor (s. 5). Kendi diyalog modelinin temellerini ortaya koymak için Said Nursi’nin savunduğu temel ahlâki değerlerin kaynaklarını geniş bir şekilde ele aldığı kitabının ilk bölümünde, Markham Nursi’nin gelecekte diyalogda temel referans olacağını iddia ediyor (s. 131) Örneğin, Bediüzzaman’ın şaheseri olan Risale-i Nur’da geniş yer ayırdığı cehennem anlayışı ile ilgili olarak, Markham şöyle diyor: Bir çok Hristiyan teolog ebedi cehennem azabını ahlâkî açıdan kabul edilemez olarak gördüler, bu bakış açısında bir tehlike var, çünkü cehennem fikrini ortadan kaldırma bizi bireylerin yaptıklarından sorumlu olmayacağı anlayışına hakim bir dünya ile karşı karşıya bırakır. (s. 36). Bu noktada, Hıristiyanlar ahiretin kesinlikle var olduğunu ve bireylerin yaptıklarına karşı hesaba çekileceğini savunan Nursi’den ders almaları gerekir.
Markham kitabında, dinlerin kendine özgü yön ve doğruluklarının olduğunu inkâr eden ve bu noktada bütün dinlerin doğruluk noktasında eşit olduğunu savunan John Hick ve onun gibi düşününleri de eleştiriyor. Markham’a göre böyle bir yaklaşım, dindar insanların dinlerinin temel değerlerinden vaz geçmesini gerektirmekte ve bu da onların kabul etmeyeceği bir şeydir (s. 55). Bunun yerine, diyalog noktasında hem diğer dinlere ve mensuplarına toleranslı hem de kendi dinine ve dininin kaynaklarına bağlı Said Nursi bir model olabilir (s. 58).

Kitabının ikinci bölümünde Markham, daha çok yeni bir diyalog modeli üzerinde durur. Ona göre, diyalog üzerine yazdıklarıyla ünlü Prof. Leonard Swidler’in savundukları iyi bir diyalog için elverişli değil. Örneğin, Markham, Swidler’in “hiç kimse kendi dininin diğer dinlere göre mutlak doğru olduğuna inanmaması gerekir” tezini eleştiriyor. (s. 108). Ona göre bu anlayış diyalog için elverişli değil, çünkü bu yaklaşım muhafazakâr dindarları dışlıyor; halbuki muhafazakâr dindarlar çoğunluğu oluşturuyor. Bunun için de Nursi’nin yukarıda belirtilen yaklaşımı daha pratik (s. 110).

Markham’ın ortaya koyduğu bu model, çoğulculuk tartışmalarına ciddi bir katkı sağlamakla beraber, onun bu görüşünün, haksız bir şekilde, dışlayıcı olduğunu savunanlar da olabilir. Zira dinî çoğulculukla ilgili fikirleriyle bilinen Hick de bu dışlayıcı yaklaşıma karşı mücadele etmişti.

Kayda değer diğer bir nokta da Bediüzzaman’ın henüz akademik camiada hak ettiği ilgiyi görmediğidir, bu noktada Markham’ın kitabı İngilizce dilinde Nursi’yle ilgili basılan ilk monografi çalışmasıdır.

Salih Sayilgan, Alberta Üniversitesi, Canada

------------------------------------------------------------

Kitap mevcut dinlerarası diyalog çalışmalarının bir analizi ve kritiği niteliginde olup, bu çalışmaların çoğu zaman genel meselelerle ilgili olduğuna ve derinlikten yoksun bulunduğuna dikkat çeker. Bu tür faaliyetlere ekseriyetle kendi dinlerine mensup muhafazakârları tenkit etmek isteyen ve ‘liberal’
olarak vasıflandırılabilecek din mensuplarının katıldığını vurgular. Yazar, ‘diyalog endüstrisi’ diye vasıflandırdığı mevcut calışmalara bir meydan okuma olan eserinde yeni bir dinlerarası diyalog modeli sunar.

Bu eser, bir Hıristiyan din adamının bir Müslüman din adamıyla derinlemesine samimi bir mülakatı olarak değerlendirilebilir. Eserde esas itibariyle şu noktalara dikkat çekilmektedir: Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında dünyaya gelen Bediüzzaman Said Nursi, seküler yeni bir devletin kuruluşuna ve hızlı bir sekülerleşmeye tanıklık etmiştir. Seküler bir ortamda dinin nasıl yaşanacağı, din-siyaset ilişkisinin nasıl olacağı, farklılık ve çeşitliliğin getirdiği ve getireceği sorunların nasıl üstesinden gelineceği gibi meselelere eğilmek zorunda kalmış ve bu sorunlara son derece yenilikçi bir tarzda çözümler üretmiştir. Bu yaklaşımını, davasını, şaheseri olan Risale-i Nur’da kuşatıcı bir şekilde anlatmıştır.

Kitabın ilk sekiz bölümünde, Nursi’nin fikirleri anlatılmakta ve Hıristiyanların onun fikirlerini niçin okumaları gerektiği mukni bir uslupla anlatılmaktadır. İlk kısımda teorik alt yapı
kurulmuştur. İkinci kısımda ise dinlerarası diyalog faaliyetlerinde katî olarak nelerin hedeflendiği incelenmiştir. Yazara göre dinlerarası diyalog faaliyetlerini sorunlu kılan bir husus, Batı’nın uyguladığı kültür emperyalizminin bir parçası olmasıdır.

Kitap şu bölümlerden oluşur:

– Hıristiyan İlahiyatı ve İslam
- Ahlakın Dinî Temelleri
- Meydan Okuyan Ateizm
- Hesabını Verebileceğimiz Bir Ömür Geçirmek
- Önce İman, Daha Sonra Siyaset
- Dinî Farklılıklarla Meşgul Olmak
- Küreselleşmenin Üstesinden Gelmek
- Köklü Ruhaniyat
- Hıristiyanlar Bediüzzman Said Nursi’den Neler Öğrenebilir?
- Diyaloğu Yeniden Düşünmek
- Diyalog Endüstrisi
- Sonuç

Bütün bu konular Risale-i Nurlar’ın perspektifinde ele alınmaktadır.

Yazar Hakkında: Ian Markham, Virginia Ruhban Okulu’nun dekanıdır. Kaleme aldığı eserlerinin yanı sıra bazı kitap çalışmalarının da editörlüğünü üstlenmiştir. Eserlerinin bazıları şunlardır: Hıristiyan Öğretisini Anlamak (Blackwell 2007), 11 Eylül: Dinî Yaklaşımlar ve Sonuçları (2002), Teolojik Liberalizm (2002) ve İbrahim Özdemir ile birlikte editörlüğünü yaptığı İslam, Küreselleşme ve Ahlak (Ashgate 2005).

www.barlaplatformu.org

Kitabı Satın Almak İçin Buraya Tıklayınız
http://www.ashgate.com/default.aspx?page=637&calcTitle=1&title_id=10048&...

Nursi Çalışmaları

NURSİ AKADEMİK ÇALIŞMALARI

MAKALELER:

- Populer Dergiler

- İlmi Dergiler

- Akademik Kitaplar

- Akademik Dergiler

- Diğer Yayınlar

KİTAPLAR:

- Atıfta Bulunan

- Doğrudan Yazılmış İngilizce

- Doğrudan Yazılmış Türkçe

 

Nursi çalışmalarında bir ilk! "Who is who in Nursi Studies", "Nursi Çalışmalarında Kim Kimdir". Bu bölüm sürekli güncellenecektir. Lütfen websitemizi takip ediniz...

Ara