You are hereSehpaların gölgesinde iman dersleri
Sehpaların gölgesinde iman dersleri

YENİ ŞAFAK GAZETESİ
Said Nursi'nin yazdığı risaleler, elle tek tek çoğaltılarak gönüllere ulaştı. Üstad'ın idam sehpalarının gölgesinde iman dersleri verdiği zor yıllar, Rüstempaşa Medresesi'ndeki “Kastamonu Yılları” sergisiyle gözler önüne seriliyor.
Dağ başında bir köyde birkaç köylüyle bile görüşmesi yasaklanmış, devamlı gözetim altında tutulan ihtiyar, garip, fakir bir insan. Yanında Kur'ân-ı Kerîm'den başka kitabı yok.
Zor şartlarda bulabildiği her kağıda yazdığı hakikatler, gönüllerde yer buluyor. Gizli köşelerde elle çoğaltılıyor ve dünyanın her tarafına ulaşıyor. Bediüzzaman Said Nursi'den bahsediyoruz. Yazmaya ve yaymaya çalıştığı iman hakikatleri “rejim aleyhinde cemiyet kuruyor” diye algılandığı için otuz beş yıl süren hapis, sürgün ve baskıya maruz kalan bir alimden. Risale-i Nur yayıldıkça Said Nursi ve talebeleri üzerindeki baskılar şiddetlendi. Bu zorlu mücadelenin Eskişehir, Kastamonu ve Denizli'de geçen bölümü “Kastamonu Yılları” sergisinin konusu oldu.
İRTİCA ŞEBEKESİ YAKALANDI
Barla Platformu tarafından gerçekleştirilen sergide Bediüzzaman'ın kendi el yazısıyla, bulabildiği her kağıt parçasına yazdığı ve koğuştan koğuşa ancak çaydanlık altlarına yapıştırılarak ya da kibrit kutularının içine konularak geçirilebilmiş risale parçalarını ve Risale-i Nur hattatlarının yazdıkları risaleleri görmek mümkün. Barla'daki baskılara dayanamayıp Isparta'da bir eve yerleşen Said Nursi burada çok yoğun bir ilgiyle karşılanmıştı. Cuma namazına çıktığı bir gün halk sokaklara döküldü, sel oldu. Hükümet bu olayı kendine karşı yapılmış bir isyan gibi nitelendirerek Said Nursi'nin yakınında kim varsa evleri didik arandı ve kendisiyle birlikte tutuklandı. Bu olayın verildiği gazeteler de sergide yer alıyor. Manşetler “İrtica şebekesinde yeni suçlular.”, “İrtica hazırlayan bir şebeke tutuldu.”, “Şeyh Saidi Kürdi, Şubattan beri mürid toplamaya başlamış, muhaberelere girişmişti.” gibi sözlerle atılmış.
BİN KOLLU ŞAKİRT
Talebeleri ve Bediüzzaman Eskişehir Hapishanesi'ne “idamlıklar geliyor” diye gönderildi. Bu dönemde 3 talebesi vefat etti. “3 Şehitler” olarak anılan bu talebeler için sergide özel bir bölüm oluşturulmuş. Ele geçmesini önlemek amacıyla teneke kutulara koyularak üzerlerine duvar örülen risalelerin orjinalleri de teneke kutularının içinde görülebilir. Eskişehir Hapishanesi çıkışı Bediüzzaman'ın Kastamanonu'da kaldığı ev ve sık sık çıktığı Karadağ'daki çam ağacının resimleri o günlere götürüyor. Kastamonu yıllarında elle yazımdan teksir makinesine geçilmişti. Üstad'ın “1000 kollu şakirt” olarak andığı, teksir makinesında tek seferde 1000 nüsha basılabiliyordu. Risale basımlarında kullanılan teksir makinelarından biri hala çalışıyor ve sergiye gelenler için basım yapmaya devam ediyor. Medresenin revaklarının altlarında ise bu dönemler içinde hizmet eden belli başlı Nur Talebelerinin hayatları yer alıyor. Sergi 5 Nisan Pazar günü sona eriyor.
29.03.2009
YeniŞafak

