You are hereKöşe Yazıları
Köşe Yazıları
Çeşitli Gazetelerde Bediüzzaman Said Nursi yayımlanmış köşe yazıları.
Duisburg’da Barla ve Kastamonu dershanesi kurmak… ARHAN KARDAŞ (EURO ZAMAN)
Bir insan vardı.
Bin ay yaşadı. Günlük yediği lokmalar parmak sayısını aşmazdı. Uykusu ekseriya iki saat kadardı. Doğduğu yer sarp yalçın bir kayalık, zemini dardı.
Bir insan vardı.
Parmakları kalem gibi ince, gözleri zümrüd gibi yeşil, vücudu kırk kilo kadardı. Bakışları heybetli, zalime karşı şiddetli, mazlumla hemderd yaşardı. Tevhid’i İbrahim, teslimi Yahya, sabrı Eyyüp, sırrı Hızır-İlyas kokardı.
Bir insan vardı.
Necip Fazıl'dan Cübbeli Hocaya...
Cübbeli Hocanın sözleri ile tekrar gündeme gelen Hıristiyanların şehitliği meselesi 40 yıl önce de medyada yer almıştı. Cübbeli Ahmet Ünlü Hocanın sözleri ile tekrar gündeme gelen Hıristiyanların şehitliği meselesi bundan yaklaşık 40 yıl önce de medyada yer almıştı. Necip Fazıl Kısakürek, yine Cübbeli Hoca gibi Bediüzzaman Said Nursi'nin görüşlerini “ehl-i sünnet akidesine muhalif olduğu” gerekçesiyle eleştirmişti.
Bediüzzaman'ı tenkit eden ilahiyatçı
İstanbul İlâhiyat Fakültesi profesörlerinden birinin, bir kitapta BediüzzamanSaid Nursî aleyhinde kaleme almış olduğu sayfaları okudum. Çok üzüldüm, kırıldım, biraz da öfkelendim.
Haydi dinsizler, İslâm düşmanları bu mübarek zat aleyhinde atıp tutuyorlar, bari Müslümanlar dillerini tutsunlar.
Said Nursi ve Mahatma Gandi'nin Farkı

Cumhuriyet döneminde sivil direniş olarak en çok göze çarpan hareket, Nursi’nin geliştirdiği Nurculuk hareketidir. Nursi nasıl bir insandı? Nursi’nin Gandi’ye benzeyen ve benzemeyen yönleri nelerdir?
Estergon kalesinden “Ankara”ya bakış

Geçen Pazar günü, Barla Platformu’nun organize ettiği Bediüzzaman sergisi açılışı yapıldı. Risale-i Nur’un ve müellifinin Barla ve Kastamonu yıllarını bize canlı tarih gibi sunan bir sergi. Aynı dönem vefakar ve cefakar nur talebelerinin ibret dolu şerefli hizmet tabloları var.
Hz. Bediüzzaman ve Abdülhamid Han
Hz. Bediüzzaman ve Sultan II. Abdülhamid Han münasebeti, Bediüzzaman'ın Abdülhamid idaresiyle ilgili tavrı, bu tavrı daha sonraları değiştirip değiştirmediği mevzuu, maalesef pek çok mesele gibi kendi temellerinde değil, âdeta bir yargıç konumu takınarak ele alınmakta, bir aktüalite konusuymuş gibi, hattâ zaman zaman bir dedikodu üslûbunda tartışılmaktadır.
Risale okumaları üzerine bir derkenar

BUGUN GAZETESİ - Latif Erdoğan - 28.04.2009
Geçenlerde, sevdiğim bir dostumla sohbet ederken söz dolaştı geldi Risale okumaları üzerine odaklandı.
Düşüncelerimi paylaştım. Keşke bu anlattıklarınızı yazsanız, unutulup gitmese, dedi. Peki, dedim. Bu yazı, o günkü vadime binaen ve özetle kaleme alındı. Dilerim faydalı olur.

